F
Klinik Psikolog
Feyza Mıhcı
Travma9 Nisan 202615 dk okuma

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Belirti ve Tedavi

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) nedir, DSM-5 belirti kümeleri, akut stres bozukluğundan farkı, EMDR ve TF-BDT tedavi yaklaşımları. Klinik rehber.

Özet

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), yaşamı tehdit eden veya bütünlüğü bozan bir olayın ardından bir aydan uzun süren ve günlük işlevselliği bozan klinik bir tepki örüntüsüdür. DSM-5 dört belirti kümesi tanımlar: yeniden yaşantılama (flashback, kabus, intrüzif anılar), kaçınma, biliş ve duygulanım değişiklikleri, aşırı uyarılma. Tanı yalnızca lisanslı klinisyenin yapılandırılmış değerlendirmesiyle konur; PCL-5 gibi ölçekler tarama amaçlıdır, tanı yerine geçmez. Kanıt düzeyi yüksek tedavi yaklaşımları travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR'dir; ilaç tedavisi psikiyatrist değerlendirmesi gerektirir.

Tetikleyici içerik uyarısı: Bu yazı travmatik olaylar, intihar düşünceleri ve flashback gibi konuları içerir. Bu konular sizin için zorlayıcıysa, okumaya bir uzmana danışarak devam edin.

Acil durum hatları: 112 (Acil Servis) · 182 (Sağlık Bakanlığı Danışma Hattı) · 183 (Sosyal Destek — Kadın ve Çocuk Şiddet Hattı)

Özet

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), yaşamı tehdit eden veya bütünlüğü bozan bir olayın ardından bir aydan uzun süren ve günlük işlevselliği bozan klinik bir tepki örüntüsüdür. DSM-5 dört belirti kümesi tanımlar: yeniden yaşantılama (flashback, kabus, intrüzif anılar), kaçınma, biliş ve duygulanım değişiklikleri, aşırı uyarılma. Tanı yalnızca lisanslı klinisyenin yapılandırılmış değerlendirmesiyle konur; PCL-5 gibi ölçekler tarama amaçlıdır, tanı yerine geçmez. Kanıt düzeyi yüksek tedavi yaklaşımları travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR'dir; ilaç tedavisi psikiyatrist değerlendirmesi gerektirir. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır.

TSSB Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), yaşamı tehdit eden veya bedensel bütünlüğü bozan bir olayla doğrudan karşılaşma, böyle bir olaya tanıklık etme ya da yakın bir kişinin başına geldiğini öğrenme sonrasında ortaya çıkan, bir aydan uzun süren tepki örüntüsüdür. DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, 5. baskı) TSSB'yi "Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar" başlığı altında değerlendirir; ICD-11 (Uluslararası Hastalık Sınıflaması, 11. revizyon) ise "Stresle Spesifik Olarak İlişkili Bozukluklar" başlığında ele alır.

Klinik literatürde travmatik olay tanımına şu örnekler girer: doğal afetler (deprem, sel, yangın), trafik kazaları, fiziksel veya cinsel saldırı, savaş ve terör eylemleri, ani ve travmatik kayıplar, ciddi tıbbi acil durumlar, aile içi şiddet, çocuk istismarı ya da ihmali. Travma kavramı subjektif değil, klinik kriterlere dayalıdır; "stresli" bir iş ortamı, ilişki sorunu veya gündelik hayal kırıklıkları DSM-5 anlamında travmatik olay sayılmaz.

TSSB'nin önemli bir özelliği gecikmiş başlangıçlı (delayed-onset) alt tipinin bulunmasıdır. Belirtiler olayın hemen ardından değil, altı ay veya çok daha uzun süre sonra ortaya çıkabilir. Yıldönümleri, benzer çevresel uyaranlar (sarsıntı sesi, yangın alarmı, belirli bir koku), yaşam geçişleri (evlilik, ebeveynlik, kayıp) tetikleyici işlevi görebilir. Bu nedenle olay üzerinden uzun zaman geçmiş olması TSSB'yi dışlamaz; tanıyı belirleyen süre değil, belirti örüntüsünün niteliği ve süresidir.

TSSB sık görülen eş tanılarla birlikte seyreder. Klinik kohortlarda depresyon, kaygı bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve uyku bozukluklarının TSSB ile yüksek oranda örtüştüğü gösterilmiştir. Bu nedenle TSSB değerlendirmesi tek başına yapılmaz; klinisyen kapsamlı bir psikiyatrik öykü alır ve eşlik eden tablolar varsa tedavi planı bunlara göre yapılandırılır.

DSM-5 Tanı Kriterleri

DSM-5'e göre yetişkinde TSSB tanısı için belirtiler dört kümeye yayılmalı, bir aydan uzun sürmeli ve günlük işlevsellikte (iş, ilişki, öz bakım) belirgin bozulma yaratmalıdır.

1. Yeniden yaşantılama (intrüzif belirtiler). Travmatik anının iradeden bağımsız olarak zihinde belirmesi; tekrarlayan rahatsız edici rüyalar; flashback (olayın yeniden yaşandığı hissini veren ayrıştırıcı tepkiler); travmayı hatırlatan iç veya dış uyaranlara karşı belirgin psikolojik sıkıntı; aynı uyaranlara karşı belirgin bedensel tepkiler.

2. Travmayla ilişkili uyaranlardan kaçınma. Travmatik olayla ilgili sıkıntı verici anılardan, düşüncelerden ya da duygulardan kaçınma çabası; olayı hatırlatan dış uyaranlardan (kişi, yer, durum, konuşma, etkinlik, nesne) kaçınma.

3. Biliş ve duygulanımda olumsuz değişimler. Travmatik olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama; kendine, başkalarına veya dünyaya ilişkin sürekli ve abartılı olumsuz inançlar ("Tehlikedeyim", "Kimseye güvenilmez"); travmanın nedenleri veya sonuçları konusunda sürekli çarpık atıflar; sürekli olumsuz duygulanım (korku, dehşet, öfke, suçluluk, utanç); önemli etkinliklere ilgide belirgin azalma; başkalarından kopma veya yabancılaşma; olumlu duyguları yaşayamama.

4. Aşırı uyarılma ve tepkisellikte değişiklikler. Az ya da hiç kışkırtma olmadan sözel veya fiziksel patlamalar şeklinde irritabilite; pervasız veya kendine zarar verici davranışlar; aşırı uyanıklık (hipervijilans); abartılı irkilme tepkisi; konsantrasyon güçlüğü; uyku bozukluğu (uykuya dalmada güçlük, uyanıklıkları, dinlendirmeyen uyku).

DSM-5, üç gün ile bir ay arasındaki belirtileri Akut Stres Bozukluğu (ASB) tanısı altında değerlendirir. Belirtiler bir ayı geçtiğinde tanı TSSB'ye döner. Akut tanı ile kronik tanı arasındaki bu ayrım, ilk haftaların "olayın doğal akut tepkisi" olarak çerçevelenmesini ve agresif erken müdahaleden kaçınılmasını sağlar. DSM-5 ayrıca dissosiyatif alt tip tanımlar: belirtilerin yanı sıra depersonalizasyon (kendine yabancılaşma, kendini dışarıdan izleme hissi) veya derealizasyon (çevrenin gerçek dışı, uzak hissedilmesi) eklendiğinde bu spesifikasyon konur. Dissosiyatif alt tipte tedavi planı stabilizasyon ve dissosiyasyon yönetimine daha fazla zaman ayırır.

Akut Stres Bozukluğu ile TSSB Ayırıcı Tanısı

Travmatik olayın ardından ilk dört hafta klinik açıdan özel bir penceredir. Bu dönemde uyku düzensizliği, irkilme tepkileri, ani anılar, kaçınma davranışı yaşamak olağandır ve normal akut stres tepkisinin bir parçası sayılır. Akut Stres Bozukluğu tanısı, belirtiler üç günden uzun ve bir aydan kısa sürdüğünde, işlevsellikte belirgin bozulma yarattığında konur.

Bir ay sınırı klinik açıdan kritiktir. Belirtilerin bir ayı geçmesi, beyninin doğal işleme mekanizmasının travma anısını yeterince entegre edemediğine işaret eder; bu noktada tanı TSSB'ye döner ve yapılandırılmış travma odaklı tedavi planlaması başlar. Akut dönemde öncelik psikoeğitim, güvenlik hissinin yeniden inşası, uyku ve beslenme düzenine geri dönüş, sosyal destekle bağlantının korunması ve stabilizasyon teknikleridir. Akut dönemde travma anısını derinlemesine konuşturmaya zorlayan müdahaleler (örneğin tek seanslık "kritik olay debrief'i") günümüz klinik kılavuzlarında önerilmez; bazı çalışmalar bu tür erken müdahalelerin doğal iyileşmeyi sekteye uğratabileceğini göstermiştir.

Klinik pratikte ASB tanısı alan kişilerin bir kısmı bir ay içinde belirtileri çözer, bir kısmı TSSB'ye ilerler. Ölçüt süre değil, belirti örüntüsünün niteliği ve günlük işlevselliğe etkisidir.

Kompleks TSSB (C-PTSD) — ICD-11'in Yeni Tanısı

ICD-11, klasik TSSB'nin yanına Kompleks Travma Sonrası Stres Bozukluğu (Complex PTSD, C-PTSD) tanısını eklemiştir. Bu tanı, tekrarlayan veya uzun süreli travmatik olaylara (örneğin çocukluk döneminde süregelen istismar, ihmal, aile içi şiddet; esaret; uzun süreli işkence; süregelen ilişkisel şiddet) maruz kalmış kişilerde gözlenen klinik tablo için tanımlanmıştır.

Kompleks TSSB, klasik TSSB'nin üç temel belirti kümesini (yeniden yaşantılama, kaçınma, tehdit algısında artış) içerir; bunlara ek olarak üç boyutta sürekli ve yaygın bir bozulma görülür:

  • Duygu düzenlemede güçlük: Yoğun duygusal tepkiler, küçük tetikleyicilerle uzun süre devam eden öfke veya çaresizlik hissi, duyguları sakinleştirme zorluğu.
  • Olumsuz öz-kavram: Süregelen değersizlik, yetersizlik ve mağlubiyet hissi; travmayla ilişkili derin utanç ve suçluluk.
  • Kişiler arası ilişkilerde sürekli güçlük: Başkalarına yakın hissetmekte güçlük, ilişkilerde sürekli kaçınma veya çatışma, güvene ilişkin kalıcı çekinceler.

Kompleks TSSB klasik TSSB ile aynı tedavi şablonuyla yürütülmez. Stabilizasyon (Faz 1) ve duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesi (Faz 2) çoğu zaman çok daha uzun sürer ve travma anılarının doğrudan işlenmesine geçmeden önce sağlam bir temel oluşturulması gerekir. Bu makalede kompleks TSSB'ye genel bir çerçeve verilmiştir; konunun ICD-11 kriterleri, ACE skoru, bağlanma örüntüleri ve uzun süreli tedavi planlaması açısından ayrı bir rehbere ihtiyacı vardır.

Türkiye'de TSSB ve Afet Bağlamı

Türkiye'de TSSB'nin toplumsal yükünü konuşurken afet ve kollektif travmaları gözardı etmek mümkün değildir. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ruh sağlığı çalışanlarının saha gözlemleri ve akademik yayınlar; afet bölgesinde ve deplase olmuş nüfusta TSSB, depresyon, akut yas tepkileri ve uyku bozukluklarının belirgin biçimde arttığını ortaya koymuştur. Bu tablo bireysel bir "zayıflık" değil; ölçeği büyük afetlerin ardından nüfus düzeyinde beklenen klinik bir yanıttır.

Afet sonrası TSSB'nin Türkiye'ye özgü iki katmanı vardır. İlki kümülatif travma: Pek çok kişi geçmişte başka bir deprem (1999 Marmara, 2011 Van), kayıp veya göç deneyiminden geçmiştir; yeni bir afet, daha önce dengelenmiş gibi görünen travmatik izleri yeniden etkinleştirebilir. İkincisi deplasman ve destek ağının çözülmesi: Konut kaybı, başka şehre taşınma ve sosyal çevreden uzaklaşma; iyileşme için gerekli olan güvenlik hissinin ve destek bağlarının sürekli yenilenmesi gerektiği bir süreç yaratır.

Yıldönümü dönemleri (örneğin Şubat ayı, kişisel travmatik olayın yıldönümü) klinik tabloda alevlenmelerle birliktedir. Bu beklenen bir örüntüdür; "geçen yıl iyiydim, bu yıl neden kötüleştim" sorusu sıklıkla yıldönümü tetikleyicilerine işaret eder.

Türkiye'de afet sonrası destek aramak için kullanılabilecek hatlar: AFAD Çağrı Merkezi (122), Sağlık Bakanlığı Danışma Hattı (182), Kızılay (168) ve psikososyal destek koordinasyonu için il sağlık müdürlüklerinin bağlı oldukları toplum ruh sağlığı merkezleri. Acil durumlarda 112 her zaman önceliklidir.

Afet bölgesinden başka bir şehre taşınmış kişilerin sağlam bir destek bağı kurabilmesinin önündeki en yaygın engellerden biri ulaşılabilir bir klinisyene erişim güçlüğüdür. Bu durumda online psikoterapi, hem süreklilik hem de gizlilik açısından meşru ve etkin bir seçenek olarak değerlendirilir; uluslararası klinik kılavuzlar afet bağlamında telesağlık uygulamalarının kanıt düzeyinin yeterli olduğunu bildirir.

TSSB Tanı Süreci

TSSB tanısı, lisanslı bir klinisyenin (klinik psikolog veya psikiyatrist) yapılandırılmış değerlendirmesi sonucu konur. Süreç genellikle şu adımları içerir: ayrıntılı klinik öykü, travma öyküsünün ihtiyatlı biçimde dökümlenmesi, mevcut belirtilerin DSM-5 / ICD-11 kriterlerine göre haritalanması, eş tanıların (depresyon, kaygı bozuklukları, madde kullanımı, dissosiyatif belirtiler) taranması, intihar ve kendine zarar riskinin değerlendirilmesi, varsa ölçek desteği.

Klinik pratikte yaygın kullanılan iki ölçek vardır. PCL-5 (PTSD Checklist for DSM-5), 20 maddelik öz-bildirim ölçeğidir; DSM-5 kriterlerine paraleldir ve son bir ayda yaşanan belirti şiddetini değerlendirir. CAPS-5 (Clinician-Administered PTSD Scale for DSM-5), klinisyen tarafından yürütülen yapılandırılmış görüşmedir ve tanı koymak için kullanılır.

Önemli klinik uyarı: Ne PCL-5 ne de internette yer alan herhangi bir "TSSB testi" tek başına tanı koymaz. Öz-bildirim ölçekleri tarama ve takip aracıdır; yüksek bir PCL-5 skoru klinik değerlendirmeye yönlendirir, tanı yerine geçmez. İnternet üzerinden bulunan testlerin pek çoğu standardize edilmemiş, geçerlilik-güvenirlik çalışması yapılmamış soru kümeleridir; sonuçları farkındalık aracı olarak okunabilir ama tanısal karar için lisanslı bir klinisyenle birlikte değerlendirilmelidir.

TSSB ile ayırıcı tanıda dikkat edilen başlıca tablolar şunlardır: uyum bozukluğu (travmatik olay tanımına girmeyen bir stresörle ilişkili), majör depresif bozukluk, panik bozukluk, dissosiyatif bozukluklar, sınır kişilik örüntüsü ve karmaşık yas. Bu tabloların eş tanı olarak da bulunabileceği unutulmamalıdır.

TSSB Tedavisi: Kanıt Temelli Yaklaşımlar

Dünya Sağlık Örgütü mhGAP kılavuzu, Amerikan Psikoloji Derneği (APA) kılavuzu ve Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Derneği (ISTSS) önerileri büyük ölçüde örtüşür: TSSB'de birinci basamak yaklaşımlar travma odaklı psikoterapilerdir. Bunların içinde en güçlü kanıt düzeyine sahip iki yaklaşım Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi (TF-BDT) ve EMDR'dir. NET (Narrative Exposure Therapy) çoklu ve karmaşık travma öyküleri için, özellikle göç ve afet bağlamında, ek bir seçenek olarak öne çıkar.

Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi (TF-BDT). Bilişsel davranışçı çerçeveden türetilmiş, travma odaklı protokollerin (Cognitive Processing Therapy, Prolonged Exposure ve benzerleri) ortak adıdır. Psikoeğitim, kaçınma davranışlarının haritalanması, travmayla ilgili çarpık inançların yeniden işlenmesi ve travma anısının kontrollü maruziyetle yeniden anlamlandırılması ana bileşenlerdir. Genellikle 12-16 seans civarındadır; tek olay travmalarında bu süre yeterli olabilir, çoklu travmalarda daha uzun planlanır.

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing). Travmatik anının zihinde tutulurken çift yönlü uyaran eşliğinde yeniden işlenmesini hedefleyen sekiz fazlı bir protokoldür.

NET (Narrative Exposure Therapy). Çoklu travmatik olay yaşamış kişiler (savaş, göç, afet sonrası nüfus) için geliştirilmiştir. Danışanın yaşam öyküsünü bir bütün olarak yeniden inşa etmesi ve travmatik anıları bu bütünün içine yerleştirmesi üzerine kurulur. Türkiye'de göç ve afet bağlamlı çalışmalarda kullanılır.

Tedavi seçiminde dört faktör belirleyicidir: travma tipi (tek olay vs. çoklu / kompleks), danışanın mevcut stabilizasyon düzeyi, eşlik eden tablolar (özellikle dissosiyasyon, madde kullanımı, ağır depresyon) ve danışanın tercihi. Klinisyen ile birlikte alınan kararlı bir tedavi planı önceliklidir; ayrıntılı bilgi için Travma & TSSB çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.

EMDR'nin Sekiz Aşamalı Protokolü

EMDR standardize edilmiş, sekiz fazlı bir protokoldür. Türkiye'de EMDR uygulayan terapistler, EMDR Türkiye Derneği'nin Avrupa EMDR Derneği'ne akredite eğitim programını tamamlamış uzmanlardır. EMDR'nin "tek seansta sonuç veren bir yöntem" olarak sunulması klinik gerçeklikle örtüşmez; süreç vaka karmaşıklığına göre planlanır ve özellikle kompleks travmada haftalar ile aylara yayılabilir.

  1. Öykü alma. Danışanın travma öyküsü, mevcut belirtileri, yaşam koşulları, eş tanılar ve hedef anılar haritalanır. EMDR için uygunluk değerlendirilir.
  2. Hazırlık (stabilizasyon). Bu faz EMDR'nin en belirleyici aşamasıdır ve hiçbir koşulda atlanmaz. Danışana süreç anlatılır; "güvenli yer", "kavanoz", "ışık akışı" gibi stabilizasyon ve kaynak geliştirme teknikleri öğretilir; danışanın yoğun duygulanım anlarında kendi başına sakinleşebilmesi için araç seti kurulur. Stabilizasyon yetersizken işleme fazına geçmek yeniden travmatize olma riski taşır.
  3. Değerlendirme. Hedef anı için en rahatsız edici görüntü, anıyla ilişkili olumsuz biliş ("Çaresizim", "Tehlikedeyim"), istenen olumlu biliş, eşlik eden duygu ve beden duyumu belirlenir. Rahatsızlık şiddeti SUD ölçeği (0-10) ile kayıt altına alınır.
  4. Duyarsızlaştırma. Danışan anıyı zihninde tutarken çift yönlü uyaran uygulanır; ortaya çıkan duygulanım, beden duyumu ve yeni içerik gözlenir. SUD 0'a yaklaşıncaya kadar tekrar edilir.
  5. Yerleştirme. İstenen olumlu biliş hedef anıyla birlikte güçlendirilir.
  6. Beden taraması. Bedende kalmış olabilecek gerginlik bölgeleri taranır; varsa yeniden işlenir.
  7. Kapanış. Seans sonu için stabilizasyon teknikleri uygulanır; danışan güvenli bir denge ile günlük yaşama döner. Açık kalan içerik olduğunda bir sonraki seansa kadar destekleyici beceriler hatırlatılır.
  8. Yeniden değerlendirme. Bir sonraki seansta önceki anı yeniden gözden geçirilir; gerekirse çalışma sürdürülür; tedavi planı revize edilir.

İlk iki fazın (öykü alma + stabilizasyon) önemine dair Türkiye'de yaygın bir yanlış anlaşılma vardır: "EMDR göz hareketleriyle hızlıca yapılan bir tekniktir" düşüncesi. Klinik gerçek farklıdır. Çoklu veya kompleks travmada Faz 1-2 tek başına haftalar sürebilir; göz hareketleriyle travma işleme (Faz 3-6) ancak sağlam bir stabilizasyon temeli oluştuktan sonra başlar. Aktif psikotik belirtiler, ciddi dissosiyatif örüntüler, madde zehirlenmesi ve dengelenmemiş intihar riski olan durumlarda EMDR doğrudan uygulanmaz; önce stabilizasyon, eş tanıların yönetimi ve uygun psikiyatrik destek planlanır.

İ̇laç Tedavisi: Kimde, Ne Zaman

TSSB tedavisinde ilaç kullanımı tek başına birinci basamak öneri değildir; psikoterapi öncelikli, kanıt düzeyi en yüksek yaklaşımdır. Bununla birlikte belirgin depresif belirtilerin, sürekli yüksek uyarılma düzeyinin veya uyku bozukluğunun günlük işlevselliği ciddi biçimde bozduğu olgularda farmakoterapi psikoterapiye eşlik edebilir. APA ve ISTSS kılavuzlarında erişkin TSSB'de en güçlü kanıt düzeyine sahip ilaç sınıfı SSRI grubu antidepresanlardır.

İlaç değerlendirmesi, başlanması, doz titrasyonu ve yan etki takibi yalnızca psikiyatristin sorumluluğundadır. Bu yazıda spesifik ilaç adı, doz veya marka önerisi yer almaz; bu tür bilgilerin internet üzerinden alınarak öz-tedaviye başvurulması ciddi klinik risk taşır. Benzodiazepin grubu ilaçlar TSSB'de genel olarak önerilmez; kısa dönemli rahatlatıcı etkilerine karşılık bağımlılık riski, travma anısının işlenmesini engelleyici etkisi ve uzun vadede semptom yükünü artırma potansiyeli vardır.

Eğer halihazırda psikoterapi alıyorsanız ve ek farmakoterapinin uygun olup olmadığını araştırıyorsanız, terapistinizle birlikte psikiyatrist sevkini değerlendirmeniz önerilir. SGK kapsamında devlet hastaneleri ve toplum ruh sağlığı merkezleri psikiyatri hizmeti sunar; özel sektörde de psikiyatrist randevusu alınabilir.

Flashback Anında Uygulanabilir Topraklama (Grounding) Teknikleri

Topraklama (grounding) teknikleri, flashback, yoğun anksiyete veya dissosiyasyon anında dikkati şimdiki ana ve bedene geri çekmek için kullanılan basit, kanıta dayalı yöntemlerdir. Bu teknikler psikoterapinin yerine geçmez; iki seans arası yoğun anlarda ve kriz anlarında stabilizasyon sağlamak için tasarlanmıştır.

  • 5-4-3-2-1 tekniği. Bulunduğunuz ortamda gözle gördüğünüz beş nesneyi, dokunabildiğiniz dört yüzeyi, duyabildiğiniz üç sesi, koklayabildiğiniz iki kokuyu ve tadabildiğiniz bir şeyi sırasıyla isimlendirin. Dikkati duyusal kanallar üzerinden şimdiki ana çeker.
  • Bedensel temas. Ayakların yere temasını fark edin; ayak tabanlarındaki basıncı, ayakkabınızın hissini, yer yüzeyinin sertliğini gözlemleyin. Ellerinizi bilekten birbirine bastırın; sıcaklık ve basınç hissini izleyin.
  • Soğuk uyaran. Bileklerinizi soğuk suyun altında tutun; soğuk bir suyu yavaşça yudumlayın; buz küpünü avucunuzda tutun. Soğuk uyaran vagus siniri aracılığıyla otonom sistemi sakinleştirebilir.
  • Yer, zaman, isim sabitleme. Yüksek sesle veya içsel olarak şu üç bilgiyi tekrarlayın: "Bulunduğum yer …, bugünün tarihi …, benim adım …". Flashback sırasında yön bulma ve gerçeklik testi sağlar.
  • Yapılandırılmış nefes. Kutu nefes tekniği: 4 saniye nefes al, 4 saniye tut, 4 saniye ver, 4 saniye boş bekle; 4-8 tur tekrarla. Yavaş ekshalasyon parasempatik aktivasyonu destekler.

Bu teknikleri kriz anında değil, henüz sakin bir döneminizdeyken denemeniz önerilir; böylece ihtiyaç anında daha kolay uygulanabilir hale gelir. Topraklama tekniklerinin günlük kullanımda yeterli kalmadığı, flashback ve dissosiyasyon ataklarının sık tekrarlandığı durumlarda lisanslı bir klinisyene başvurmak önceliklidir.

Yakınınızda TSSB Belirtileri Görüyorsanız

TSSB yaşayan birinin yakını olmak; eş, ebeveyn, yetişkin çocuk, kardeş veya arkadaş rolünde özgül bir yük ve sorumluluk yaratır. Yakının değiştiğini görmek, doğru sözü ya da davranışı bilememek ve zaman zaman yanlış yaklaşıp tetiklemek çaresizlik hissi yaratabilir. Aşağıdaki çerçeve klinik pratikten süzülmüş genel bir rehberdir; her ilişki kendine özgüdür.

  1. Davranışı kişiliğe değil, klinik tabloya bağlayın. Sosyal çekilme, irritabilite, uyku bozukluğu, alkol/madde kullanımında artış "inatçılık" veya "üşengeçlik" değil, TSSB'nin tanınmış belirtileridir. Bu çerçeve yakınınızın savunmaya geçmesini azaltır ve ortak bir dil kurar.
  2. Söylenmeyecekleri bilin. "Geçmiş geçmişte kalsın", "Üstesinden gelmelisin", "Kuvvetli ol", "Başkaları daha kötü şeyler yaşadı" gibi cümleler — niyetiniz iyi olsa bile — utanç hissini derinleştirir ve mesafeyi büyütür. Yakınınızın deneyimini hafifletmek yerine tanımak işe yarar: "Yaşadığın çok zor olmuş; konuşmaya hazır olduğun anlarda buradayım."
  3. Travmayı konuşturmaya zorlamayın. Travma anısını anlatmak terapötik bir araçtır ama güvenli zemin oluşmadan yapılan anlatım yeniden travmatize edici olabilir. Yakınınız anlatmak isterse dinleyin; anlatmıyorsa zorlamayın. Onun yerine günlük yaşam ritmini destekleyin: ortak öğün, düzenli uyku, kısa yürüyüş, sade bir ev rutini.
  4. Profesyonel yardımı yargısız önerin. "Sana inanıyorum ama yalnız taşıman gerekmiyor; istersen birlikte bir klinik psikolog veya psikiyatrist randevusu alabiliriz" cümlesi açık kapı bırakır. Kararı vermesi için baskı kurmayın; bilgi sahibi olmasını sağlayın.
  5. Kendi öz bakımınızı önemseyin. Travmatize bir yakına uzun süre destek olmak, destekçide ikincil travmatizasyon (vicarious trauma) belirtileri yaratabilir: uyku bozukluğu, dikkatte azalma, kendinizi sürekli "tetikte" hissetme, kendi duygularınızdan uzaklaşma. Bu belirtileri fark ettiğinizde kendi süpervizyon kaynaklarınıza (kendi terapistinize, destek grubuna, güvendiğiniz bir yakınınıza) başvurmaktan çekinmeyin.

Acil durumda — yakınınızın intihar düşüncesinden, kendine veya başkasına zarar vermekten bahsetmesi durumunda — bekleme süresi yoktur. 112'yi arayın, gerekirse acil servise yönlendirin. Aile içi şiddet bağlamında 183'ün (Sosyal Destek Hattı) 7/24 erişilebilir olduğunu hatırlayın.

Ne Zaman Destek Almalı

TSSB belirtilerinin pek çoğu, travmatik olayın ardından ilk haftalarda doğal akut tepkinin bir parçası olarak ortaya çıkar ve bir kısım kişide birkaç hafta içinde kendiliğinden hafifler. Aşağıdaki işaretlerden biri ya da birkaçı varsa lisanslı bir klinisyene başvurmak önceliklidir:

  • Belirtiler bir ayı geçmiş ve devam ediyor.
  • Günlük işlevsellikte (iş, eğitim, kişisel bakım, ilişkiler) belirgin bozulma var.
  • Uyku ciddi biçimde bozulmuş; kabuslar tekrarlanıyor.
  • Travmayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma davranışı yaşam alanını giderek daraltıyor.
  • Alkol, madde veya reçetesiz ilaç kullanımı belirtileri yönetmek için artmış.
  • Aktif intihar düşüncesi, kendine zarar verme dürtüsü ya da başkalarına zarar vermek üzerine yoğunlaşan düşünceler var.
  • Dissosiyatif belirtiler (zaman boşlukları, kendine yabancılaşma) sıklaşmış.

Aktif intihar düşüncesi olan herhangi bir durumda bekleme süresi yoktur. 112 (Acil Servis) yaşamsal tehdit içeren tüm acil durumlar için 7/24 erişilebilirdir; 182 (Sağlık Bakanlığı Danışma Hattı) psikolojik destek yönlendirmesi için aranabilir; 183 (Sosyal Destek Hattı) kadın ve çocuk şiddeti ile aile içi acil durumlar için 7/24 hizmet verir.

Türkiye'de SGK üzerinden devlet hastaneleri ve toplum ruh sağlığı merkezleri psikiyatri ve klinik psikoloji hizmeti sunar; özel sektörde de klinik psikolog ve psikiyatrist randevusu alınabilir. Afet bölgesinden başka şehre taşınmış veya küçük yerleşimde yaşayan kişiler için online psikoterapi, gizlilik ve süreklilik açısından meşru bir seçenektir.

İlk değerlendirme görüşmesi, "uygun yaklaşımı belirleme" amacı taşır; tek başına tanı koymaz ve tedaviye başlama zorunluluğu yaratmaz. Birden fazla klinisyenle ön görüşme yapmak, kendinizi rahat hissettiğiniz bir tedavi ilişkisi kurmak için olağan bir uygulamadır.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; klinik değerlendirme, tanı koyma ve tedavi planlaması yalnızca lisanslı bir klinik psikolog veya psikiyatristle yüz yüze (veya güvenli bir telesağlık ortamında) yapılan görüşme sonrası mümkündür. Acil durumlarda 112, 182 ve 183 hatları 7/24 erişilebilirdir.

Yazar
Klinik Psikolog Feyza Mıhcı
Randevu Al
Tüm Makaleler

Konuşmak istediğiniz bir konu var mı?

Bir görüşme almadan önce sorularınızı kısa bir telefon görüşmesinde yanıtlamayı tercih ediyorum. İletişim formunu dolduran herkesle 24 saat içinde geri dönüş yapılır.