F
Klinik Psikolog
Feyza Mıhcı
Duygudurum Bozuklukları15 Ocak 202614 dk okuma

Depresyon Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavi

Depresyon (majör depresif bozukluk) nedir, DSM-5-TR belirtileri, türleri, tanı süreci ve kanıta dayalı psikoterapi-ilaç tedavisi: Klinik Psikolog Feyza Mıhcı.

Özet

Depresyon (majör depresif bozukluk), en az iki hafta neredeyse her gün süren çökkün duygudurum ve/veya ilgi-istek kaybıyla seyreden, iş-okul-ilişki işlevselliğini bozan bir duygudurum bozukluğudur. Yalnızca üzgün hissetmekten farklıdır; beynin duygu düzenleme, enerji ve motivasyon sistemlerini etkileyen, işlevsellikte bozulma yaratan klinik bir tablodur. Araştırmalar, kanıta dayalı tedaviye yanıt veren bir bozukluk olduğunu tutarlı biçimde ortaya koymaktadır. Aktif intihar düşüncesi varsa 112 veya 182 hattını derhal arayın.

Depresyon Nedir? Belirtileri, Türleri ve Tedavi

Yazar: Klinik Psikolog Feyza Mıhcı | Son güncelleme: 25 Mayıs 2026 | Okuma süresi: ~14 dk


Depresyon Nedir?

Depresyon (majör depresif bozukluk), en az iki hafta neredeyse her gün süren çökkün duygudurum ve/veya ilgi-istek kaybıyla seyreden, iş-okul-ilişki işlevselliğini bozan bir duygudurum bozukluğudur. Yalnızca üzgün hissetmekten farklıdır; beynin duygu düzenleme, enerji ve motivasyon sistemlerini etkileyen, işlevsellikte bozulma yaratan klinik bir tablodur. Araştırmalar, kanıta dayalı tedaviye yanıt veren bir bozukluk olduğunu tutarlı biçimde ortaya koymaktadır.

Acil Yardım Aktif intihar düşüncesi varsa 112 (Acil Sağlık), 182 (MHRS) veya 183 (ALO Sosyal Destek) hattını derhal arayın.


DSM-5-TR Belirtileri

DSM-5-TR tanı ölçütlerine göre majör depresif epizot, aşağıdaki dokuz belirtinin en az beşiyle ve iki haftayı aşan bir süreyle tanımlanır. Belirtilerin işlevsellikte bozulmaya yol açması ve tıbbi bir durumla ya da madde kullanımıyla açıklanamaması gerekir.

  1. Çökkün duygudurum — Neredeyse her gün, günün büyük bölümünde kendini boşlukta, umutsuz ya da derinden üzgün hissetme; çevresindeki kişilerin de bunu gözlemleyebildiği belirgin duygudurum değişikliği.
  2. Anhedoni — Daha önce keyif alınan etkinliklere (hobiler, sosyal ilişkiler, cinsellik) karşı belirgin ilgi veya istek kaybı; bu çekirdek belirti olmadan tam tanı konulamaz.
  3. İştah veya kilo değişikliği — Diyet yapmaksızın bir ayda vücut ağırlığının %5'inden fazla değişmesi ya da neredeyse her gün iştahın belirgin biçimde artması veya azalması.
  4. Uyku bozukluğu — Neredeyse her gece uykuya dalmakta güçlük çekme, gece sık uyanma, sabah erken uyanma (insomni) ya da aşırı uyuma (hipersomni).
  5. Psikomotor değişiklikler — Başkaları tarafından da gözlemlenebilecek düzeyde ajitasyon (yerine oturamama, sürekli hareket etme) ya da retardasyon (konuşma, düşünme, hareket yavaşlaması).
  6. Yorgunluk veya enerji kaybı — Neredeyse her gün, küçük görevleri bile başlatmayı güçleştiren kronik bitkinlik hissi; dinlenmekle geçmeme özelliği taşır.
  7. Değersizlik veya aşırı suçluluk — Nesnel bir gerekçeye dayanmayan, kişinin kendini yetersiz, kusurlu ya da suçlu hissetmesi; bazen sanrısal boyuta ulaşabilir.
  8. Konsantrasyon güçlüğü — Düşünme, odaklanma veya karar verme güçlüğü; iş ve akademik performansta gözlemlenebilir düşüş; hafıza şikayetleri eşlik edebilir.
  9. Ölüm veya intihar düşünceleri — Yaşamak istememe, ölüm hakkında yineleyen düşünceler, intihar düşüncesi, planı ya da girişimi.

Tanı eşiği: ≥5 belirti / ≥2 hafta / çekirdek belirtilerden (çökkün duygudurum veya anhedoni) en az biri mevcut / işlevsellikte klinik düzeyde bozulma / organik nedenler dışlanmış.


Geçici Hüzün vs Majör Depresyon

Hüzün evrensel bir insan deneyimidir; depresyon ise işlevselliği etkileyen klinik bir tablodur. İkisini birbirinden ayırt etmek, hem gereksiz kaygıyı hem de gecikmeli yardım arayışını önler.

ÖzellikGeçici HüzünMajör Depresyon
SüreGünler, en fazla 1-2 hafta≥2 hafta, genellikle aylar
DalgalanmaTetikleyici azaldıkça hafiflemeTetikleyiciden bağımsız, sabit çökkünlük
GerekçeBelirli bir olay ya da kayıpBelirgin bir neden olmayabilir
İşlevsellikBüyük ölçüde korunurBelirgin bozulma (iş, ilişki, bakım)
Profesyonel destekGenellikle gerekmezKlinik değerlendirme önerilir

Ayrımın kritik önem taşıdığı durumlarda — özellikle bir kayıp ya da büyük yaşam geçişi sonrasında — bir bireysel terapi seansı mevcut tablonun doğru değerlendirilmesini sağlar.


Depresyon Türleri ve Alt Tipleri

Majör depresif bozukluğun tek bir homojen tablo olmadığı; belirtilerin niteliğine, başlangıç zamanına ve seyrına göre farklılaşan alt tipler ve specifier'lar içerdiği bilinmektedir. DSM-5-TR bu ayrımı tanı ve tedavi planlaması açısından belirleyici bulur.

DSM-5-TR Specifier Tablosu

SpecifierTemel ÖzellikKlinik Önemi
Atipik özelliklerOlumlu olaylara yanıt olarak ruh halinin geçici düzelmesi (mood reactivity), kurşuni uyuşukluk, aşırı uyuma, aşırı yemeSSRI'ya görece iyi yanıt; MAOİ tarihsel olarak etkili
Melankolik özelliklerAnhedonide tam belirginlik, sabah ağırlaşma, erkenci uyanma, psikomotor değişiklikler, aşırı suçlulukDaha ağır biyolojik yük; ilaç tedavisi ön planda
Psikotik özelliklerSanrı veya varsanılar eşlik eder; genellikle kötücül temaAntidepresan + antipsikotik kombinasyonu gerekebilir; psikiyatri zorunlu
Peripartum başlangıçGebelik sırasında veya doğumdan sonraki 4 hafta içinde başlayan epizotBebek bakımı, emzirme ve ilaç güvenliği ayrı değerlendirme gerektirir

Persistan Depresif Bozukluk (Distimi)

Persistan depresif bozukluk (distimi), majör depresif epizot eşiğinin altında kalan ancak en az iki yıl süren kronik çökkün duygudurum tablosudur. Kişi zaman zaman "hep böyleydim" ya da "bu benim karakterim" şeklinde yorumlar; bu normalleştirme tanıyı geciktirir. Majör epizotla birlikte görüldüğünde "çift depresyon" adı verilir.

Detaylı rehber: Distimi (Persistan Depresif Bozukluk)

Mevsimsel Depresyon (SAD)

Mevsimsel duygudurum bozukluğu (SAD), depresif epizotların belirli mevsimlerle — en sık sonbahar-kış dönemleriyle — örtüşen ve ilkbaharla kendiliğinden düzelen bir örüntü gösterdiği tablodur. Güneş ışığına azalan maruziyetin sirkadiyen ritmi ve melatonin dengesini bozduğu düşünülmektedir. Işık terapisi bu alt tipte özellikle etkili bir müdahale olarak araştırılmaktadır.

Detaylı rehber: Mevsimsel Depresyon (SAD)

Doğum Sonrası Depresyon (Peripartum Başlangıç)

Doğum sonrası depresyon, "lohusalık hüznü"nden (ilk 2 haftada kendiliğinden geçen, hafif duygu dalgalanması) farklıdır; daha ağır, daha uzun sürer ve anne-bebek bağlanmasını ciddi biçimde etkileyebilir. Postpartum psikoz (sanrı, varsanı, yönelim bozukluğu) ise kendi içinde psikiyatrik acil gerektiren ayrı bir tablodur; bu belirtiler görüldüğünde 112'yi derhal arayın.

Detaylı rehber: Doğum Sonrası Depresyon


Bipolar vs Unipolar Depresyon — Kritik Ayırıcı Tanı

Depresif epizotların bipolar bozukluk çerçevesinde mi yoksa majör depresif bozukluk çerçevesinde mi değerlendirileceği, tedavi planını köklü biçimde değiştirir. Bipolar bozukluktaki depresif dönemler belirti düzeyi açısından majör depresyonla örtüşebilir; ayrımı yapan manik ya da hipomanik epizot öyküsüdür.

ÖzellikUnipolar Depresyon (MDB)Bipolar Depresyon
Manik/hipomanik epizotYokMevcut (tip I veya II)
Aile öyküsüDepresyon ağırlıklıBipolar bozukluk yatkınlığı
Antidepresan yanıtıGenellikle yeterliManik kayma riski taşıyabilir
Tedavi yaklaşımıAntidepresan + psikoterapiDuygudurum dengeleyici / atipik antipsikotik öncelikli
Epizot hızıDeğişkenHızlı döngü olasılığı

Önemli Uyarı: Geçmişte manik veya hipomanik epizot yaşadıysanız ya da aile öykünüzde bipolar bozukluk varsa, antidepresan başlangıcından önce psikiyatristinize bildirin. Bipolar depresif epizotta antidepresan monoterapisi manik kayma ve hızlı döngü riski taşır.

Detaylı rehber: Bipolar Bozukluk Belirtileri ve Tedavisi


Yas vs Depresyon Ayırıcı Tanı

Yas, sevilen birinin kaybına verilen doğal, evrensel bir tepkidir; majör depresyon ise işlevselliği bozan klinik bir tablodur. İkisi birbirini dışlamaz — yas süreci majör depresif epizotu tetikleyebilir — ancak müdahale biçimleri farklılaşır.

Yasta duygu dalgalanması genellikle kayba ilişkin anılar ve özlemle bağlantılıdır; kişi zaman zaman rahatlar, gülümseyebilir. Majör depresyonda ise keder globalleşir: anhedoni tetikleyiciden bağımsız hale gelir, değersizlik duygusu yaygınlaşır ve gelecekle ilgili her alan karanlık görünür. DSM-5-TR, yas sürecinde karşılaşılan ağır depresif tabloyu artık "normal yas" kapsamında tutmamakta; klinik değerlendirmeyi önermektedir.

Yas süreci ve kayıpla başa çıkma hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.


Tükenmişlik vs Depresyon Ayırıcı Tanı

Tükenmişlik sendromu (burnout) ve depresyon belirtileri — yorgunluk, motivasyon kaybı, konsantrasyon güçlüğü, duygusal mesafe — önemli ölçüde örtüşmektedir. Bianchi ve Schonfeld'in 2018 tarihli meta-analizine göre klinik örneklemlerde eş tanı oranı %30-50 düzeyindedir; bu oran, iki tablonun çoğu zaman birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.

Temel ayrım, belirtilerin kaynağında yatar: tükenmişlikte çöküş işe ve role özgüdür; mesai dışında kısmi iyileşme gözlenebilir. Majör depresyonda bozulma yaşamın tüm alanlarına yayılır. Öte yandan kronik tükenmişlik, majör depresif epizot için bağımsız bir risk faktörüdür.

Tükenmişlik sendromu (burnout) hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili rehbere bakabilirsiniz.


Depresyon Nedenleri (Biyopsikososyal Model)

Depresyon tek bir nedene indirgenemez; George Engel'in 1977'de önerdiği biyopsikososyal model, birden fazla etken katmanının etkileşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir tablo olduğunu ortaya koymuştur. Bu çerçeve, tedavi planlamasını da şekillendirir.

Biyolojik etkenler: İkiz ve aile çalışmaları, genetik yatkınlığın depresyon riskine katkısını %30-40 olarak tahmin etmektedir. Serotonin, norepinefrin ve dopamin sistemlerindeki işlev değişiklikleri; HPA ekseni üzerinden kronik stres tepkisi; uyku döngüsü ve sirkadiyen ritim bozuklukları biyolojik zemin oluşturur.

Psikolojik etkenler: Aaron Beck'in bilişsel modeli çarpıtılmış olumsuz düşünce örüntülerini merkeze alır. Martin Seligman'ın 1972-1975 çalışmalarından türeyen öğrenilmiş çaresizlik kuramı, kontrol edilemeyen olumsuz deneyimlerin pasiflik ve umutsuzluğa nasıl yol açtığını açıklar. Çocukluk çağı olumsuz yaşantıları (ACE — istismar, ihmal, ev içi şiddet tanıklığı) yetişkin dönem depresyon riskini anlamlı biçimde artırır.

Sosyal etkenler: Brown ve Harris'in 1978 tarihli Londra çalışması, yaşam olaylarının (sevilen birini kaybetme, ayrılık, işsizlik) ve kronik zorlukların (yoksulluk, sosyal izolasyon, bakım yükü) depresyon başlangıcında güçlü tetikleyici rol oynadığını göstermiştir. Destekleyici sosyal ağların yokluğu hem risk faktörü hem de iyileşme önünde engel işlevi görür.


Tanı Süreci ve Tarama Araçları

Depresyon tanısı yalnızca klinisyen tarafından konulabilir; tarama araçları olasılığı işaret eder, tanı koymaz. Aşağıdaki araçlar klinik ortamda değerlendirmeye yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır.

PHQ-9 (Patient Health Questionnaire-9): Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları tamamlanmış, birinci basamakta yaygın kullanılan 9 soruluk öz bildirim ölçeğidir. Kesim puanları: 5 (hafif), 10 (orta), 15 (orta-ağır), 20 ve üzeri (ağır). Skor artışı daha kapsamlı klinik değerlendirme gerekliliğini işaret eder.

BDÖ (Beck Depresyon Ölçeği): Aaron Beck tarafından geliştirilen, bilişsel-duygusal-somatik belirtileri birlikte değerlendiren 21 maddelik öz bildirim aracıdır. Psikoterapi sürecinde değişimi izlemek amacıyla da kullanılır.

HAM-D (Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği) ve MADRS: Klinisyen tarafından uygulanan yapılandırılmış görüşme araçlarıdır; araştırma çalışmalarında ve farmakoterapi yanıtının izlenmesinde yaygın biçimde kullanılır.

Bu araçlar bir psikolog veya psikiyatrist tarafından yürütülen kapsamlı klinik görüşmenin yerini tutmaz. İnteraktif online test sayfaları tarama aracı olarak tasarlanmamıştır ve bu sitede sunulmamaktadır; değerlendirme için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.


Tedavi: Kanıta Dayalı Psikoterapi Yaklaşımları

Psikoterapi, depresyon tedavisinde — özellikle hafif ve orta şiddette tablolarda — birinci basamak müdahale olarak güçlü kanıt tabanına sahiptir. NICE Kılavuzu NG222 (2022) basamaklı bir yaklaşım önerir: hafif depresyonda izle-ve-bekle ile destekli öz yönetim; orta şiddette psikoterapi tek başına veya antidepresan ile birlikte; ağır depresyonda kombinasyon tedavisi.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Aaron Beck'in 1979'da geliştirdiği BDT, depresyonda olumsuz otomatik düşünce kalıplarını ve işlevsel olmayan inançları tanımlayıp dönüştürmeyi hedefler. Hem bireysel hem de grup formatında uygulanabilen BDT, majör depresyonda en güçlü etkinlik kanıtına sahip psikoterapi yöntemi olma özelliğini korumaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hizmet sayfasında seans yapısı ve süreç hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

İnterpersonal Terapi (IPT): Kişilerarası ilişkilerdeki çatışma, yas, rol geçişleri ve sosyal yalıtılmışlık gibi depresyonla ilişkili alanlara odaklanan yapılandırılmış bir kısa dönem terapi yaklaşımıdır. Özellikle ilişki kaynaklı yaşam olaylarının tetiklediği tablolarda etkili bulunmaktadır.

Davranışsal Aktivasyon: Aktivite düzeyini artırarak anhedoniyi ve kaçınma döngüsünü kırmayı hedefler. Kısa süreli, pratik ve kanıta dayalı bir yaklaşımdır; BDT'nin temel bileşenlerinden biri olarak da uygulanır.

EMDR: Travmatik yaşam deneyimlerinin depresif tabloya zemin hazırladığı durumlarda EMDR etkili bir tamamlayıcı yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. BDT'nin seans yapısı hakkında ayrıntılı bilgi için BDT'nin seans yapısı, EMDR süreci için EMDR'nin 8 aşamalı protokolü sayfalarını inceleyebilirsiniz.


Farmakoterapi: İlaç Tedavisi (SINIF Düzeyi Bilgi)

Antidepresanlar, orta ve ağır şiddetteki majör depresyonda psikoterapiyle birlikte ya da tek başına kullanılan kanıta dayalı bir tedavi seçeneğidir. İlaç başlama, doz ayarlama ve kesilme kararları yalnızca psikiyatristin sorumluluğundadır; klinik psikolog ilaç önermez.

SSRI (Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri): Günümüzde depresyon farmakoterapisinde en sık tercih edilen birinci basamak ilaç sınıfıdır. Serotonin geri alımını seçici olarak bloke ederek sinaptik serotonin düzeyini artırırlar.

SNRI (Serotonin-Norepinefrin Geri Alım İnhibitörleri): Hem serotonin hem norepinefrin sistemlerini etkileyen bu sınıf, özellikle ağrı eşliğindeki depresif tablolarda araştırılmıştır.

Atipik Antidepresanlar: SSRI/SNRI dışında kalan, farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçları kapsar. Uyku ve iştah üzerindeki etkileri nedeniyle bazı hastalarda tercih edilebilir.

TSA (Trisiklik Antidepresanlar): Daha eski bir sınıftır; yan etki profili nedeniyle günümüzde genellikle birinci basamak tercih değildir, ancak yanıt alınamayan tablolarda psikiyatrist tarafından değerlendirilebilir.

MAOİ (Monoamin Oksidaz İnhibitörleri): Diğer antidepresanlara yanıt vermeyen durumlarda ve atipik özellikli depresyonda tarihsel olarak etkili bulunan bir sınıftır; diyet kısıtlamaları ve ilaç etkileşimleri nedeniyle yakın izlem gerektirir.

İlaç önerisi yalnızca psikiyatristin sorumluluğundadır; klinik psikolog ilaç önermez.

FDA Kara Kutu Uyarısı (25 yaş altı): FDA, SSRI kullanımının 25 yaş altındaki bireylerde intihar düşüncesi riskini ilk haftalarda artırabileceğine dair kara kutu uyarısı yayımlamıştır. Bu uyarı, söz konusu yaş grubunda dikkatli ve yakın klinik izlemi zorunlu kılar; ilacın verilmemesi anlamına gelmez. Psikiyatrist, yarar-risk dengesini bireysel olarak değerlendirir.


Tedaviye Direnç ve Sonraki Basamaklar

Majör depresyonu olan kişilerin önemli bir bölümü ilk antidepresana tam yanıt vermez. ABD'de yürütülen STAR*D çalışması (Rush ve ark., 2006), bu gerçeği büyük bir örneklemde sistematik olarak belgelemiştir: birinci basamak tedavide remisyon oranı yaklaşık %33'tür; dört basamaklı tedavi stratejisi sonunda kümülatif remisyon %67 düzeyine ulaşmaktadır. Bu bulgular, tedaviye direncin istisnai değil, oldukça yaygın bir klinik tablo olduğunu ortaya koymaktadır.

Tedaviye dirençli depresyonda psikiyatrist tarafından değerlendirilen başlıca stratejiler şunlardır:

  • Geçiş (Switch): Mevcut antidepresanı farklı sınıftan bir ilaçla değiştirme.
  • Güçlendirme (Augmentation): Mevcut antidepresana lityum, atipik antipsikotik veya tiroid hormonu gibi ek bir ajan ekleme.
  • Kombinasyon: İki farklı mekanizmalı antidepresanı birlikte kullanma.
  • ECT (Elektrokonvülsif Terapi): Ağır, tedaviye dirençli ya da psikotik özellikli depresyonda psikiyatrik değerlendirme sonrası uygulanabilen, etkinlik kanıtı güçlü bir biyolojik tedavi yöntemidir.
  • TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon): Beyin korteksini manyetik darbelerle uyaran, ayaktan uygulanabilen non-invaziv bir nörostimülasyon yöntemidir; tedaviye dirençli depresyonda FDA onaylı endikasyonu bulunmaktadır.

Tüm bu kararlar psikiyatrist sorumluluğundadır ve bireysel klinik tablo, yan etki öyküsü ve eş tanılar gözetilerek verilir.


Yakınınız Depresyondaysa Ne Yapmalı

Depresyon yaşayan bir yakınınıza destek olmak güçtür; doğru tutum hem ilişkiyi korur hem de kişinin yardım arayışını kolaylaştırır. Aşağıdaki öneriler, klinik ve araştırma bulguları temelinde derlenmiştir.

Yapılması önerilenler:

  • Dinleyin, yargılamayın. "Neden böylesin", "kendinle ilgilenmiyorsun" gibi sorular yerine "Seninle buradayım, anlatmak istersen dinliyorum" tutumu benimseyebilirsiniz.
  • İntihar düşüncesini doğrudan sorun. Dazzi ve ark.'nın 2014 tarihli meta-analizine göre intihar hakkında doğrudan sormak intihar düşüncesini tetiklememektedir; aksine kişiye görüldüğünü ve ciddiye alındığını hissettiren önemli bir adımdır.
  • Profesyonel yardımı somutlaştırın. Randevu almayı birlikte araştırmak, görüşmeye eşlik etmeyi teklif etmek gibi pratik adımlar eşiği düşürür.
  • Acil durumda harekete geçin. Aktif intihar düşüncesi, plan veya girişim söz konusuysa 112 (Acil Sağlık), 182 (MHRS) veya 183 (ALO Sosyal Destek) hattını derhal arayın; kişiyi yalnız bırakmayın.

Kaçınılması önerilen tutumlar:

  • "İyi düşün, geçer", "dışarı çık keyiflenirsin", "senin için endişelenmiyorum bile" gibi küçümseyici ya da sorunun ciddiyetini azaltan söylemler.
  • "Nasıl iyileşeceğini ben bilirim" gibi çözüm dayatma.
  • Aile baskısıyla zorla değişim beklentisi — bu tutum çoğunlukla direnci artırır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri iki haftayı aşıyorsa, bir psikolog veya psikiyatristle görüşmeniz önerilir.

  • Neredeyse her gün süren çökkün duygudurum veya anhedoni
  • Uyku, iştah ya da enerji düzeyinde belirgin bozulma
  • İşte, okulda veya ilişkilerde performans ve işlevsellik kaybı
  • Açıklanamayan bedensel şikayetler (baş ağrısı, bel ağrısı, sindirim sorunları)
  • Değersizlik, suçluluk ya da umutsuzluk hissi
  • Ölüm ya da intihar hakkında düşünceler

İntihar düşüncesi, planı ya da girişimi her zaman acil bir durumdur. Bu durumda beklemeyip 112 (Acil Sağlık), 182 (MHRS) veya 183 (ALO Sosyal Destek) hattını derhal arayın.

Profesyonel destek almak zayıflık değil; işlevselliği etkileyen bir tabloda kanıta dayalı müdahaleye başvurmaktır. Depresyon, tedaviye yanıt veren bir bozukluktur.

Randevu için iletişim formu · Bireysel terapi seansları · Depresyon çalışma alanı


Kaynaklar

  • DSM-5-TR (APA, 2022)
  • NICE Guideline NG222 (2022) — Depression in adults
  • WHO Mental Health Atlas (2024)
  • STAR*D Study (Rush et al., 2006)
  • Kupfer DJ (1991) — Long-term treatment of depression
  • TÜİK Türkiye Sağlık Araştırması (2022)
  • Beck AT et al. (1979) — Cognitive Therapy of Depression
  • Seligman MEP (1972, 1975) — Learned Helplessness
  • Brown GW, Harris TO (1978) — Social Origins of Depression
  • Engel GL (1977) — The Need for a New Medical Model
  • WHO Safe Messaging Guidelines (2017, 2023)
  • AFSP — Reporting on Suicide
  • Dazzi T et al. (2014) — Does asking about suicide induce ideation?
  • Bianchi R, Schonfeld IS (2018) — Burnout-depression overlap

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; klinisyen değerlendirmesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Yazar
Klinik Psikolog Feyza Mıhcı
Randevu Al
Tüm Makaleler

Konuşmak istediğiniz bir konu var mı?

Bir görüşme almadan önce sorularınızı kısa bir telefon görüşmesinde yanıtlamayı tercih ediyorum. İletişim formunu dolduran herkesle 24 saat içinde geri dönüş yapılır.