Erteleme Alışkanlığı: Nedenleri ve Çözümleri
Yazar: Klinik Psikolog Feyza Mıhcı · Son güncelleme: 25 Mayıs 2026
TL;DR
Erteleme, kişinin niyetiyle eylemi arasındaki sistematik geciktirme örüntüsüdür ve DSM-5'te bağımsız bir tanı kategorisi değildir. Pychyl ve Sirois (2013) erteleyişi tembellik olarak değil, kısa vadeli duygu düzenleme bozukluğu olarak tanımlar. Steel'in (2007) Temporal Motivation Theory modeli, eğilimi beklenti, değer, dürtüsellik ve gecikmenin etkileşimi olarak formüle eder. Kanıt destekli müdahaleler bilişsel davranışçı terapi (BDT — Rozental & Carlbring 2014) ve kabul ve kararlılık terapisi (ACT — Wang 2017) yaklaşımlarıdır. Erteleme yetişkin DEHB, depresyon, kaygı ya da mükemmeliyetçilik komorbidite barındırabilir; kendi tanı koymayın. Aktif intihar düşüncesinde 112, 182 veya 183'ü arayın.
Erteleme Nedir? Hızlı Tanım
Erteleme, niyet edilmiş bir görevi olumsuz sonuçları öngörülmesine rağmen geciktirme örüntüsüdür. Pychyl ve Sirois (2013) bu davranışı karakter zayıflığı olarak değil, kısa vadeli duygu düzenleme bozukluğu olarak çerçeveler: kişi göreve eşlik eden tedirginlik ya da yetersizlik hissini hafifletmek için görevden uzaklaşır.
Bu çerçevede erteleme "yapmak istememek" değildir. Kişi görevi tamamlamayı içtenlikle ister; ancak olumsuz duygu yükü anlık rahatlama veren bir alternatife (telefon, ev temizliği, başka bir iş) yönelmeyi seçtirir. Tice ve Baumeister (1997) bu örüntüye "anlık duygusal rahatlama uğruna uzun vadeli refahın feda edilmesi" tanımını yapar.
Pychyl-Sirois çerçevesi iki sonuç doğurur: müdahaleler zaman yönetimi yerine duygu düzenleme becerisine odaklanmalı; erteleme paterni gösteren kişiyi "tembel" ya da "iradesiz" olarak etiketlemek utanç döngüsünü besleyerek paterni pekiştirir.
Tembellik vs Erteleme — Klinik Ayrım
Tembellik ve erteleme klinik açıdan farklı yapılardır. Tembellik motivasyon eksikliği üzerine kuruludur — kişi görevi yapmak istemez ve suçluluk genellikle düşüktür. Erteleme ise aktif kaçınmadır: kişi görevi yapmayı ister, başlamayı planlar, geciktirme kararı verir ve ardından yoğun suçluluk yaşar.
Bu ayrımın üç temel boyutu vardır:
- Niyet: Erteleyen kişi görevi tamamlamaya niyetlidir; tembel olduğu söylenen kişide motivasyon zaten eksiktir.
- Duygusal yük: Erteleme öncesinde ve sırasında belirgin anksiyete, tedirginlik ya da yetersizlik hissi vardır; tembellikte bu duygusal yoğunluk gözlenmez.
- Sonradan gelen tepki: Erteleyen kişi suçluluk, öz-eleştiri ve utanç bildirir; "tembel" olarak nitelendirilen davranışta bu içsel cezalandırma örüntüsü tipik değildir.
Klinik uygulamada bu ayrımı yapmak önemlidir. Erteleme paterni gösteren bir kişiye "daha disiplinli ol" demek problemi yanlış konumlandırır ve utanç yükünü artırır; müdahale, motivasyon ekleme değil, görevle ilişkili duygusal düzenleme becerisini güçlendirmedir.
Erteleme DSM-5'te Tanı mı?
Hayır — erteleme DSM-5'te bağımsız bir tanı kategorisi değildir. Bu, hem klinik tanı uygulamasında hem de okuyucunun kendisini anlamlandırırken farkında olması gereken bir nüanstır. Erteleme bir tanı değil, davranışsal bir örüntüdür; ancak bu örüntü, klinik tablolarla ilişkili olarak görünebilir.
DSM-5-TR (APA, 2022) erteleme örüntüsünün altında ya da yanında değerlendirilmesi gereken klinik tabloları şu şekilde özetler:
- Yetişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): Görev başlatma güçlüğü, organizasyon zorluğu, zaman algısı bozukluğu DEHB'nin temel belirtileri arasındadır ve sıklıkla erteleme görünümünde sunulur.
- Majör Depresif Bozukluk: Anhedoni, psikomotor yavaşlama ve enerji kaybı görevden uzaklaşma olarak görünebilir.
- Yaygın Kaygı Bozukluğu / Sosyal Anksiyete: Kaçınma davranışı temelde anksiyojen göreve yaklaşmamak için ertelemeyi besler.
- Obsesif Kompulsif Bozukluk ve perfeksiyonist örüntü: "Mükemmel yapamayacağım" inancı görev başlatmayı engeller.
- Uyum Bozukluğu: Yaşam değişikliklerinde geçici olarak ortaya çıkan işlevsel erteleme.
Bu liste tanı koymak için değil, ayırıcı tanı için klinisyenin değerlendirmesi gerektiğini hatırlatmak için sunulur. Kendi kendine tanı koymak doğru bir yaklaşım değildir.
Kuramsal Modeller
Erteleme araştırmasında üç çerçeve öne çıkar.
1. Temporal Motivation Theory (Steel, 2007): Steel, ertelemeyi bir öz-düzenleme başarısızlığı olarak değerlendirir ve motivasyon eğilimini şu formülle modeller:
Motivasyon = (Beklenti × Değer) / (Dürtüsellik × Gecikme)
Bu modelde:
- Beklenti kişinin görevi başarıyla tamamlama inancıdır,
- Değer ödülün ya da görevin sonucunun kişiye anlam ifade etme düzeyidir,
- Dürtüsellik dikkat dağıtıcılara duyarlılıktır,
- Gecikme ödülün ne kadar uzakta olduğunu ifade eder.
Bu çerçeve müdahaleyi "iradeyi güçlendir" yerine "değeri yakına çek, dürtüselliği azalt" hedeflerine yönlendirir.
2. Mood-Repair / Duygu Düzenleme Modeli (Pychyl & Sirois, 2013): Bu model, ertelemeyi "anlık olumsuz duygudan kaçış" olarak okur. Döngü şu adımlarla işler:
- Görev iticidir, sıkıntı yaratır.
- Kişi anlık rahatlama için göreve odaklanmaktan uzaklaşır.
- Kısa vadede olumsuz duygu hafifler.
- Uzun vadede suçluluk, öz-eleştiri ve performans baskısı artar.
- Sonraki seferde göreve yaklaşma direnci daha güçlüdür.
3. Mood-Repair Hipotezi (Tice & Baumeister, 1997): Boyuna izlemli bir öğrenci çalışmasında erteleme paterninin kısa vadede stres ve hastalık belirtilerini hafiflettiği ancak dönem sonunda hem performansın hem de sağlık göstergelerinin belirgin biçimde kötüleştiği bulunmuştur.
Erteleme Türleri
Erteleme tek bir davranış değil, bağlama göre farklı görünümler alan bir örüntüler kümesidir. Klinik pratikte beş alt tip ayırt edilir:
- Akademik erteleme: Sınav, ödev, tez görevlerinin son ana bırakılması. Sınav kaygısı ve mükemmeliyetçilikle iç içedir; tükenmişlik, depresif belirti ve ileri vakalarda intihar düşüncesi sinyalleri ile ilişkilendirilmiştir (Sirois & Pychyl, 2013).
- İş yerinde erteleme: Raporların, e-postaların, karar gerektiren görevlerin geciktirilmesi. Uzaktan çalışma ile sıklığı yükselmiştir.
- Karar erteleme: Kariyer, ilişki, finansal seçimleri geciktirme. Aşırı analiz ve pişmanlık kaygısı tetikler.
- Bedtime procrastination (uyku ertelemesi): Yorgunluğa rağmen uykuya başlamayı geciktirme. Kroese ve arkadaşları (2014) bunu özerklik ihtiyacı ile özdüzenleme zorlanması arasındaki gerilim olarak çerçeveler.
- Dijital erteleme / cyberloafing: Çalışma saatleri içinde iş dışı dijital aktivitelere kayma.
Erteleme Nedenleri — Biyopsikososyal
Erteleme tek bir nedene indirgenmez. Biyopsikososyal çerçeve üç katmanı birlikte düşünmeyi gerektirir:
Biyolojik faktörler: Prefrontal korteks ve limbik sistem arasındaki yürütücü işlev dengesi erteleme eğilimini etkiler. DEHB'de tanımlanan dopaminerjik farklılıklar ödülün gecikmesini tolere etmeyi güçleştirir. Kronik uyku eksikliği ve hormonal değişiklikler erteleme eşiğini düşürür.
Psikolojik faktörler: Düşük öz-yetkinlik inancı, yüksek mükemmeliyetçilik (Frost FMPS — endişe-üzerine-hata ve eylem konusunda şüphe alt boyutları), olumsuz duygulanım toleransının düşük olması ve başarısızlık korkusu en sık karşılaşılan etmenlerdir. Çocuklukta sonuç-odaklı, koşullu sevgi atmosferinde büyüyen kişilerde "iyi yapamazsam değersizim" şeması erteleyişi pekiştirir.
Sosyal/çevresel faktörler: Görev değerinin belirsiz olduğu ortamlar, geri bildirim eksikliği, aşırı uyaranlı dijital ortamlar dürtüsellik puanını yükseltir. Steel TMT modelindeki "dürtüsellik" değişkeninin son on yıldaki artışı dijital ortamla doğrudan ilişkilidir.
Bu katmanlar bağımsız değildir; müdahale planı kişinin profiline göre düzenlenir.
Erteleme ve DEHB Ayırıcı Tanı
Sosyal medya akışlarında "sürekli erteliyorum, ben DEHB'im miyim?" sorusu sık karşılaşılır. Bu çok önemli bir ayrım gerektirir: kendi kendinize DEHB tanısı koymayın. Yetişkin DEHB ciddi bir klinik tanıdır ve değerlendirme için psikiyatrist ile (gerektiğinde klinik psikolog eşliğinde) yapılandırılmış görüşme şarttır.
DSM-5-TR (APA, 2022) yetişkin DEHB tanısı için aşağıdaki çerçeveyi belirler:
- Belirti sayısı: Yetişkinde dikkatsizlik ve/veya hiperaktivite-dürtüsellik kategorilerinin her birinde en az 5 belirti.
- Başlangıç yaşı: Belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması (yetişkin başlangıçlı DEHB DSM-5'te tanımlanmaz).
- Çoklu ortam: Belirtilerin en az 2 farklı ortamda (iş, ev, akademik, sosyal) gözlenmesi.
- İşlevsel bozulma: Akademik, mesleki ya da sosyal işlevselliğin klinik düzeyde etkilenmiş olması.
Erteleme tek başına bu kriterleri karşılamaz. Online "DEHB testleri" tanı koymaz; yalnızca tarama amaçlıdır. Klinik değerlendirme süreci tipik olarak psikiyatrist tarafından yapılandırılmış klinik görüşme (ASRS, DIVA-5 gibi ölçekler eşliğinde), çocukluk dönemine ait belirti geçmişinin sorulması, komorbid tabloların ayrımı ve gerekirse nöropsikolojik değerlendirmeyi içerir.
Erteleme paterni şiddetli ve uzun süreli ise bir psikiyatristle görüşmenizi öneririz. Tedavi seçenekleri (ilaç, psikoterapi, kombinasyon) uzman değerlendirmesine aittir.
Erteleme ve Mükemmeliyetçilik Bağı
Mükemmeliyetçilik ve erteleme klinikte sık birlikte görülen iki örüntüdür. Frost ve arkadaşlarının (1990) Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FMPS) altı boyut tanımlar: kişisel standartlar, hata üzerine endişe, eylem konusunda şüphe, ebeveyn beklentileri, ebeveyn eleştirisi ve organizasyon. Bunlardan iki tanesi — hata üzerine endişe ve eylem konusunda şüphe — erteleme ile en güçlü pozitif ilişkiyi gösterir.
Hewitt ve Flett (1991) MPS'i üç sosyal-bilişsel boyutta tanımlar: öz-yönelimli, diğer-yönelimli ve sosyal-buyurulan mükemmeliyetçilik. Özellikle sosyal-buyurulan mükemmeliyetçilik (başkalarının kişiden kusursuzluk beklediği inancı) erteleme paternini ve eşlik eden anksiyete-depresyon belirtilerini öngörür.
Klinik mekanizma şöyledir: Yüksek standart + hata üzerine yoğun endişe → "mükemmel yapamazsam hiç yapmayayım" → erteleme → son ana sıkışma → düşük performans → "ben yetersizim" inancının pekişmesi. Bu döngünün kırılmasında BDT'nin bilişsel yeniden yapılandırma tekniği ("yeterince iyi" standardının yerleştirilmesi) ve ACT'nin değer-yönelimli eylem yaklaşımı klinik düzeyde etkilidir.
Erteleme ve Depresyon / Kaygı Komorbidite
Erteleme örüntüsü ile depresyon ve kaygı bozukluğu arasındaki ilişki çift yönlüdür. Bir taraftan, depresyon ve kaygı erteleme örüntüsünü besler; diğer taraftan, kronik erteleme zaman içinde depresif belirtileri ve kaygıyı pekiştirir.
Depresyon yönü: Majör Depresif Bozukluk'ta görülen anhedoni, psikomotor yavaşlama, enerji kaybı ve karar verme güçlüğü dışarıdan erteleme olarak görünebilir. Ancak bu tablo bir öz-düzenleme bozukluğu değil, depresif bir epizodun klinik belirtisidir. Ayırıcı tanıda iki hafta ve üzeri süre, ek belirtiler (uyku, iştah, suçluluk, intihar düşüncesi) ve işlevsel bozulma derecesi önemlidir.
Kaygı yönü: Kaygı bozukluğu tablolarında kaçınma davranışı çekirdek özelliktir. Anksiyete uyandıran görevden uzaklaşmak — sosyal etkileşim, performans değerlendirmesi, karar verme — erteleme görünümüyle sunulur.
Bidireksiyonel döngü: Kronik erteleme → biriken iş yükü → akut stres → uyku ve iştahta bozulma → depresif/kaygı belirtilerinin pekişmesi. Bu döngü erken ele alınmadığında kronik stres yönetimi ve tükenmişlik için zemin hazırlar. Erteleme örüntüsü iki haftadan uzun süreli işlevsel bozulma yaratıyorsa, eşlik eden belirtilerle birlikte değerlendirme için uzmana başvurulmalıdır.
Adım Adım Çözüm: BDT Yaklaşımı
Bilişsel davranışçı terapi, ertelemede en güçlü kanıt tabanına sahip yaklaşımdır. Rozental ve Carlbring (2014) tarafından yürütülen sistematik incelemede, internet-tabanlı BDT protokollerinin orta-büyük etki büyüklüğüyle ertelemeyi azalttığı, kazanımların 6-12 aylık takiplerde korunduğu gösterilmiştir. BDT (bilişsel davranışçı terapi) hakkında detaylı rehberi ayrı bir makalede ele alıyoruz.
Erteleme için BDT iki ana modül üzerinden işler:
1. Bilişsel yeniden yapılandırma: Erteleme ile ilişkili otomatik düşüncelerin (örneğin, "mükemmel hazırlanmalıyım", "şimdi başlasam da bitiremem", "biraz daha bekleyeyim, ilham gelir") tanımlanması, sorgulanması ve daha gerçekçi alternatiflerle değiştirilmesi. Düşünce kayıt formları, kanıt değerlendirmesi ve davranışsal deneyler bu modülün omurgasıdır.
2. Davranışsal aktivasyon: Görev iticiliğinin yarattığı kaçınmayı azaltmak için planlı, ölçülebilir, zamanlanmış görev başlatma egzersizleri. Görev parçalama (15-25 dakikalık alt-görevler), günlük başlangıç saatlerinin belirlenmesi, çevresel düzenlemeler (telefon başka odaya, bildirimlerin kapatılması) ve görev sonrası tarafsız değerlendirme bu modülün bileşenleridir.
BDT erteleme protokolü tipik olarak 6-12 seans sürer: erteleme örüntüsünün haritalanması, otomatik düşünce kaydı, bilişsel yeniden yapılandırma egzersizleri, haftalık davranışsal aktivasyon planı ve geriye düşmeyi önleme. Mükemmeliyetçilik eşlik ediyorsa "hata üzerine endişe" ve "eylem konusunda şüphe" inançları üzerinde çalışmak protokole eklenir.
ACT Yaklaşımı
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT — Acceptance and Commitment Therapy), erteleme için klinik destek bulan ikinci yaklaşımdır. Wang ve arkadaşları (2017) akademik erteleme üzerine yürüttükleri randomize kontrollü grup çalışmasında, ACT'nin hem BDT ile karşılaştırılabilir hem de bazı boyutlarda (psikolojik esneklik, değer-tutarlı eylem) ek kazanım sağladığı sonucuna ulaşmıştır.
ACT'nin temel farkı şudur: hedef olumsuz duyguyu yok etmek değil, duyguyla birlikte değerlere uygun eylemi sürdürebilme kapasitesini geliştirmektir. ACT altı süreç üzerine kuruludur: bilişsel ayrışma, kabul, şimdiki ana bağlanma, gözlemleyen-ben perspektifi, değerlerin netleştirilmesi ve kararlı eylem.
Erteleme bağlamında ACT, "kendimi motive hissetmeliyim ki başlayayım" varsayımını kırar. Motivasyon eylemin sonucudur, ön koşulu değil. ACT, BDT'ye yanıt vermeyen, yüksek deneyimsel kaçınma sergileyen ya da değer netliği zayıf okuyucularda öncelikli seçenek olabilir.
Pratik Teknikler ve Kanıt Sınırı
Erteleme için popüler kaynaklarda yaygın olarak önerilen teknikler vardır. Bu tekniklerin bir kısmı sağlam araştırma desteğine sahipken, bir kısmı pratikte faydalı olabilen ancak güçlü klinik kanıt tabanından yoksun yöntemlerdir. Kanıt sınırını dürüstçe belirtmek, okuyucunun beklenti yönetimi açısından önemlidir.
Kanıt destekli: Niyet uygulama (Implementation Intention) — Gollwitzer ve Sheeran'ın (2006) 94 çalışmayı kapsayan meta-analizinde, "eğer-o zaman" formatında niyet ifadesi (örneğin "Eğer saat 09:00 olursa, masaya oturup tezimin giriş bölümünün ilk paragrafını yazacağım") amaca ulaşma olasılığını orta-büyük etki büyüklüğüyle artırmıştır. Bu yöntem davranışsal aktivasyonun temel araçlarındandır.
Kanıt sınırlı: Pomodoro tekniği — 25 dakika çalışma + 5 dakika ara döngüsü, üretkenlik literatüründe yaygındır ve birçok kişi için subjektif olarak faydalıdır. Ancak Pomodoro'nun ertelemede uzun vadeli etki büyüklüğüne dair randomize kontrollü çalışma kanıtı sınırlıdır; öneri "destekleyici teknik" düzeyinde tutulmalıdır. Stres yönetimi günlük teknikleri ile birlikte kullanıldığında faydalı bir günlük yapı sağlayabilir.
Kanıt sınırlı: 2-dakika kuralı — "İki dakika içinde tamamlanabilecek görevi hemen yap" prensibi pratik bir hatırlatıcıdır; kronik erteleme örüntüsü üzerinde etkili olduğuna dair sistematik kanıt yoktur.
Düzeltilmesi gereken yaygın mit: "21 günde alışkanlık" — Bu söylem kanıta dayalı değildir. Lally ve arkadaşları (2010) gerçek yaşam çalışmasında bir davranışın otomatikleşmesi için geçen sürenin medyan 66 gün olduğunu ve kişiler arasında 18 ile 254 gün arasında değiştiğini göstermiştir. Erteleme örüntüsünün dönüştürülmesi haftalar değil, aylar süren tutarlı pratik gerektirir.
Özetle: niyet uygulama ana protokole entegre edilebilir; Pomodoro ve 2-dakika kuralı destekleyici araçlardır; "21 gün" söylemi 66 günlük gerçek medyanla değiştirilmelidir.
Akademik Erteleme — Üniversite Öğrencileri İçin
Akademik erteleme üniversite öğrencilerinde özellikle yaygın bir tablo gösterir. Sirois ve Pychyl (2013) meta-analizinde, kronik akademik erteleme paterninin yalnızca düşük not ortalaması değil, aynı zamanda tükenmişlik, depresif belirti yoğunluğu ve daha ileri vakalarda intihar düşüncesi sinyalleri ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Akut sinyal uyarısı: Eğer akademik baskı altında yaşam kalitesinde belirgin düşüş, uyku/iştah bozukluğu ve intihar düşünceniz varsa, lütfen hemen 112 Acil Servis'i, 182 ALO MHRS Sağlık Bakanlığı hattını veya 183 ALO Sosyal Destek Hattı'nı arayın.
Akademik erteleme tablosunda sınav kaygısı ile birlikte iki yönlü bir döngü görülür: kaygı erteleyişi besler, ertelenmiş görevler kaygıyı pekiştirir. Sınav kaygısı ile baş etme yaklaşımları üniversite öğrencileri için ayrı bir makalede ele alınmıştır.
Akademik erteleme paterni gösteren bir öğrenci için pratik adımlar:
- Görev haritalaması: Önümüzdeki 4-6 haftadaki tüm akademik görevleri yaz, her birinin tahmini süresini belirle.
- Parçalama: Her büyük görevi 25-45 dakikalık alt görevlere böl.
- Niyet uygulaması: Her gün için "eğer-o zaman" planları yaz ("Eğer saat 10:00 olursa, kütüphanede metodoloji bölümünün ilk paragrafını yazacağım").
- Çevresel düzenleme: Çalışma alanında telefonu uzakta tut, sosyal medya bildirimlerini kapat.
- Sınav kaygısı + erteleme komorbiditesi: Sınav öncesinde belirgin fiziksel belirti varsa stres yönetimi günlük teknikler bölümündeki gevşeme nefesi ve dereceli kas gevşemesini rutin haline getir.
- Profesyonel destek eşiği: İki haftadan uzun süreli işlevsel bozulma sürüyorsa üniversite mediko-sosyal/PDR merkezi ya da bağımsız bir uzmana başvurun.
Akademik kimlik tehdidinin tek başına taşınması zordur; uzman desteği almak güçsüzlük göstergesi değil, gerçekçi bir kaynak yönetimidir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı? — Acil Yardım
Aşağıdaki sinyallerden bir veya birkaçı varsa, profesyonel değerlendirme için bir uzmanla görüşmek doğru bir adımdır:
- İki haftadan uzun süreli işlevsel bozulma (iş, okul, ev, ilişkiler),
- Erteleme paternine eşlik eden depresif belirtiler (umutsuzluk, anhedoni, uyku-iştah değişikliği),
- Yaygın anksiyete ya da panik belirtileri,
- Sürekli yorgunluk, tükenmişlik hissi,
- Sosyal geri çekilme, ilişkilerde belirgin gerilim,
- Yetişkin DEHB şüphesi (çocukluktan gelen, çok ortamlı dikkat-organizasyon güçlükleri),
- Aktif intihar düşüncesi.
Acil Yardım:
- 112 — Acil Sağlık Hizmetleri (yaşamsal acil durumlar için)
- 182 — ALO MHRS, Sağlık Bakanlığı
- 183 — ALO Sosyal Destek Hattı
Aktif intihar düşüncesi olan bir okuyucu için bu numaralar derhal aranmalıdır. Yakınınız bu durumda ise, yalnız bırakmayın ve uzman desteği için doğrudan yönlendirin.
Erteleme örüntüsünün klinik düzeyde ele alınması için tipik seçenekler:
- Bireysel terapi sürecinde erteleme üzerine çalışmak: Klinik psikolog eşliğinde örüntünün haritalanması, tetikleyicilerin tanımlanması ve kanıt destekli müdahalenin uygulanması.
- BDT (bilişsel davranışçı terapi) seansları: Erteleme için en güçlü kanıt tabanına sahip yaklaşım. Rozental ve Carlbring (2014) meta-analizinde orta-büyük etki büyüklüğü gösterilmiştir. Tipik protokol 6-12 seanstır.
- Online terapi seçeneği: Yüz yüze ulaşımın güç olduğu durumlarda (uzaktan çalışan, yurt dışında yaşayan, hareket kısıtlılığı olan okuyucu) eşdeğer protokol uzaktan da uygulanabilir.
Klinik tablonun değerlendirilmesi ve yaklaşımın belirlenmesi için randevu için iletişim sayfasından doğrudan ulaşabilirsiniz.
Kaynakça
- American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., text rev.). DSM-5-TR yetişkin DEHB tanı kriterleri.
- Frost, R. O., Marten, P., Lahart, C., & Rosenblate, R. (1990). The dimensions of perfectionism. Cognitive Therapy and Research, 14(5), 449-468.
- Gollwitzer, P. M., & Sheeran, P. (2006). Implementation intentions and goal achievement: A meta-analysis of effects and processes. Advances in Experimental Social Psychology, 38, 69-119.
- Hewitt, P. L., & Flett, G. L. (1991). Perfectionism in the self and social contexts: Conceptualization, assessment, and association with psychopathology. Journal of Personality and Social Psychology, 60(3), 456-470.
- Lally, P., van Jaarsveld, C. H. M., Potts, H. W. W., & Wardle, J. (2010). How are habits formed: Modelling habit formation in the real world. European Journal of Social Psychology, 40(6), 998-1009.
- Rozental, A., & Carlbring, P. (2014). Understanding and treating procrastination: A review of a common self-regulatory failure. Psychology, 5(13), 1488-1502.
- Sirois, F. M., & Pychyl, T. A. (2013). Procrastination and the priority of short-term mood regulation: Consequences for future self. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115-127.
- Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review of quintessential self-regulatory failure. Psychological Bulletin, 133(1), 65-94.
- Tice, D. M., & Baumeister, R. F. (1997). Longitudinal study of procrastination, performance, stress, and health: The costs and benefits of dawdling. Psychological Science, 8(6), 454-458.
- Tuckman, B. W. (1991). The development and concurrent validation of the Procrastination Scale. Educational and Psychological Measurement, 51(2), 473-480.
- Wang, S., Zhou, Y., Yu, S., Ran, L. W., Liu, X. P., & Chen, Y. F. (2017). Acceptance and commitment therapy and cognitive-behavioral therapy as treatments for academic procrastination: A randomized controlled group session. Research on Social Work Practice, 27(1), 48-58.
- World Health Organization. (2017). Preventing suicide: A resource for media professionals — update 2017. WHO Safe Messaging Guidelines.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; klinisyen değerlendirmesi yerine geçmez. Yetişkin DEHB ya da başka bir tanı şüphesi varsa lütfen bir psikiyatrist ile görüşün.